Safranbolu ve Evleri

Gez-Gör - Karadeniz

Safranbolu kuzeybatı Karadeniz bölgesinde Karabük iline bağlı bir ilçe merkezidir. Safranbolu’ya karayolu ile üç ayrı yönden ulaşmak mümkündür. Ankara-İstanbul karayolunun Gerede kesiminden ayrılarak 82 km. sonra Karabük’e, Karabük’ten 8 km sonra da Safranbolu’ya varılır. İlçenin kuzey yönünde bulunan Bartın’a uzaklığı 74 km., doğusunda bulunan Kastamonu’ya uzaklığı 105 km.dir. Sahip olduğu zengin kültürel mirası kent ölçeğinde korumadaki başarısı Safranbolu’yu “Dünya Kenti” ününe kavuşturmuş ve UNESCO tarafından “Dünya Miras Listesi”ne alınmıştır.

Safranbolu'ya gittiğinizde evlerinin sadece görüntüsünden dolayı değil yaşayan insanların hayatlarının eve yansıdığını ve evlerin hepsinin ruhunun olduğunu göreceksiniz. Tasarımları geniş avluları sizi adeta büyülecek diyebilirim. Öncelikle evlerini anlatarak başlayıp neler yapmadan dönmemeniz gerektiğini özetlemeye çalışacağım.

Safranbolu

Safranbolu, tarihi geçmişinde, en üstün ekonomik ve kültürel düzeyine Osmanlı döneminde ulaşmıştır. Kentin 17. yy da İstanbul-Sinop kervan yolu üzerinde önemli bir konaklama merkezi oluşu, bölgede ticaretin gelişimine olanak sağlayarak zenginleştirmiştir.

Özellikle Osmanlı döneminden kalma han, hamam, cami, çeşme, köprü ve eşsiz konaklar gelenlere hayranlık uyandıracak niteliktedir.

Kente adını veren Safran bitkisi kendi ağırlığının yüz bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilme özelliğine sahiptir. Gıda, ilaç ve kozmetik sanayiinde kullanılmaktadır. Bu ilgi çekici bitkinin dünyada üretildiği ender yerlerden biri Safranbolu’dur.

Safranbolu Evleri

Safranbolu'da iki tane yerleşim var, biri Bağlar (yazlık) birkaç yüz metre daha yüksekte, hava akımlarına açık ve daha geniş araziler üzerindedir. Diğeri kışlık  diye bilinen 'Şehir' bölgesidir. Yöre halkı kışın şehirdeki evinde yaşar ve yazın havaların ısınmasıyla Bağlardaki yazlık evine göçerlermiş. Ancak üretim ve ticaret hayatı yazın da aynen sürdürürlermiş.

Bağlar kısmında şu anda Kız Meslek ve Teknik Lisesi olarak kullanılan yapıyı geziyoruz.

Osmanlı zamanından kalan Reşat'ın damgasıda görülebilir halde kalmış.

Eski yapılardan biri yine Uygulamalı Otel olarak faaliyetini sürdürüyor.

Bağlar denilen kışlık bölümde de konaklayabileceğiniz konaklar mevcut.

Evlerin yapım mimarisinde bile insana saygı ve hoşgörü esas alınmış olup, hangi evden bakılırsa bakılsın manzara kapanmayacak şekilde inşa edilmiştir. Evlerin yakın plan cepheleri kör, uzak plan cepheleri açık ve birbirlerini izleyecek konumdadır. Tüm aile gelinler dahil olma üzere evlerde geniş aileler olarak yaşıyorlar.


Demiştim ya hayat anlayışı eve yansımış diye girişten itibaren her bölümün farklı isimleri ve anlamalrı mevcut. Evin girişinde zemin katta “hayat” vardır. Bu bölüm eğer taş kaplıysa “taşlık” adını alır. Burada ışık almayı sağlayan ahşap kafes “gliste” mevcut. Zemin katlarda ayrıca ahırlar, büyük kazan ocakları ve ambarlar bulunuyor.

Üst katlara ahşap ustalığının üstün örneklerini sergileyen merdivenlerle çıkıllıyor.  İkinci kat diğer katlara göre daha basıktır. Bu katta gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen bir mutfak bulunur. Gündelik yaşam orta katta geçer. Soğuk kış günlerinde bu katın ısıtılması daha kolay olur. Ayrıca günümüzde 'Ne dolaplar dönüyor' deyimi bu kattaki dönerli dolaptan geçmiş. Şöyleki; haremlik selamlıkta kadınların erkekleri görmemesi için bu döner dolaba yemek konur ve öyle gönderilirmiş. Birbirine sevdalı olanlar ise bu dolaptan mektup yollarlarmış sonradan ortaya çıktığında da 'Ne dolaplar dönüyor haberiniz yok' dendiğinden günümüze geldiği söyleniyor :)


Üçüncü kat evlerde mükemmelliğe varılan noktadır. Bu katta tavanlar daha yüksektir. Odalara sekiz kenarlı bir çokgenden oluşan “sofa”nın daha kısa olan dört çapraz kenarından açılan kapılardan girilir. Odaların giriş kapıları köşelerdedir ve oda ile doğrudan teması kesen özel ahşap paravana düzeni bulunur. Odaların her biri bir çekirdek aileyi ya da bir aile yakının barındırabilecek tüm unsurlara sahip, bağımsız birim olarak tasarlanmıştır. Bu doğrultuda her odada ahşap dolapların (yüklük) içerisinde bugünün duş kabinlerini andıran gusülhaneler mevcuttur.

Safranbolu evlerindeki çıkmalar, evin dış görünümünü tek düzelikten kurtarır. Evlerin pencereleri çok özel biçimde tasarlanmış olup dar ve uzuncadır. Ahşap kanatlı pencerelerde ayrıca “muşabak” denilen kafesler bulunur.

Din ve gelenekler evi dışarıya kapar, bu yüzden ev içi ve bahçeler yüksek duvarlarla ayrılmıştır, pencereler kafeslidir, kadın yabancı erkeğe görünmez. Bazen aynı evin içinde bile, kadınlar ve erkekler ayrı ayrı yaşarlar. Safranbolu´da selamlık ve harem olarak ikiye bölünmüş böyle evler vardır. Kaymakamlar Evinde harem ve selamlık girişleri değişik katta iki ayrı sokaktan sağlanmıştır. Aile yaşantısını tedirgin etmeden kolay ulaşılabilen bir odası da selamlık olarak kullanılır. Selamlık odaları biraz daha özenli olduğu görülmektedir.

Tavsiye Edebileceğim Yapılacaklar Listesi

* Hıdırlık Tepesi ve Kale'den Şehri İzlemek (Giriş: 1TL)

Safranbolu'yu kuşbakışı bakmak ve panoramik fotograf çekmek istiyorsanız mutlaka gidin ve manzara karşı çayınızı yudumlayın. Tepeye iki noktadan giriş ve çıkış vardır.

Yağmur duası ile “Hıdırellez” kutlamaları burada yapılır. Üzerinde Köstendil Kaymakamı Hasan Paşa’nın Türbesi (1845), iki namazgah, Hızır (Hıdır) Paşa’nın mezarı ile Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Dr. Ali Yaver Ataman’ın (1955) anıt mezarı bulunmaktadır.

* Müze evleri ve bunlardan biri olan Kaymakamlar Gezi Evini Gezmek (Giriş: 3TL)

Sahibi Safranbolu kışlası kumandanı Hacı Mehmet Efendi’dir. Hacı Mehmet Efendi’ye yarbay karşılığı olan “Kaim-Makam” denilmesi nedeniyle ailesi; dolayısıyla evleri de halk arasında bu isimle söylenegelir olmuştur. Safranbolu Çarşı’sı içinde, Hıdırlık Yokuşu Sokağı üzerinde bulunan gezi evi; kitle, plan, cephe ve muhteşem bahçesiyle özgün bir Safranbolu Evi niteliğindedir. Bahçesinde Türk Sanat Müziği eşliğinde safranlı çayınınızı yudumlayabilirsiniz.

Evin her odası müze eve çevrilmiş olup yukarda anlattığım Safranbolu evlerinin tipik özelliğini taşımaktadır.

Maketlerle her odanın canlandırılması da sizi sanki o zamanlardaki yaşantıya götürüyor.

O zamanlarda kullanılan ev gereçleri de muhafaza edilmiş olup sergilenmektedir.

* Demirciler ve Bakırcılar Çarşısını Gezmek

Küçük Safranbolu maket evlerine, el yapımı sabunlara, bakırdan yapılmış ev aletlerine, safrandan yapılmış kolonyalara ve ahşaptan yapılmış süs eşyalarına bayılacaksınız. Kendinize hakim olup herşeyi almamak için baya çaba sarfetmek zorunda kalabilirsiniz dikkat :)

* Tarihi Evlerde Konaklamak

Tarihi konakların bir kısmıda pansiyon olarak faaliyet göstermekteki güleryüzleri, tertemiz çarşafları ve ev yemekleriyle beş yıldızlı otellerde neymiş diyeceğiniz bir ağırlama sizi bekleyecek.

* Safranbolu Bükmesi, Kuyu Kebabı, Ev Baklavası ve Safranlı Lokum Yemek

Kuyu Kebabı: Safranbolu’da yapılan bir kebap türüdür. Özel şekilde yapılmış kuyular odun yakılarak hazırlanır. Kuzular kancalarla kuyuya sallandırılır. Üzeri kapatılarak çamurla sıvanır. Kendi buharı ile piştikten sonra parçalanarak servis yapılır.

Bunların en güzel tatlarını Çevikköprü Restaurantta bulabilirsiniz.

Hem çarşı kısmında hemde Yazlık bölümde bulabileceğiniz Lokumlar ve Cevizli Tahin Yaprağındanda almanızı tavsiye ederim.

Safranbolu Bükmesi: Özellikle hamurişleri yönünden zengin bir kültüre sahip olan Safranbolu’lu ailelerin haftasonu keyfinin önemli bir parçasıdır. Kavrulmuş kıyma, ince doğranmış soğan, ıspanak veya pazı, biraz karabiberden oluşan iç, fırınlarda pide hamuru içine konularak pişirilir. Pişince üzerine tereyağı sürülür.

* Havuzlu Bir Konakta Kahve İçmek

Bakırıyla da ünlü Safranbolu'da havuzlu konaklarından birinde

* Tarihi Cinci Hamamını Görmek

Her iki görkemli yapı Padişah I. İbrahim zamanında Kazasker olan Safranbolu’lu Cinci Hoca tarafından 1645 yılında yaptırılmıştır. Cinci Hanı, 2 katlı 63 odalı olup, Otel, restaurant, cafe ,bar olarak hizmete açıktır. Cinci hamamı(yeni hamam) kadın ve erkeklere ait iki bölümden oluşur. Halen çalışır durumdadır.

Ve yine malesefki ayrılma vakti daracık sokaklarında sizleri büyüleyen konakların arasnda zamandan soyutlanacağınız bir mekan olan Safranbolu'ya mutlaka gitmenizi tavsiye ediyorum. İyi tatiller...

Yorumlar  

 
0 #1 2011-08-09 08:54
bayram tatili icin safranboluya gidecegiz. tum verdiginiz detaylari not aldim. tesekkur ederim. saygilarimla,
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfEn iyi