Şanlıurfa diğer adıyla Peygamberler Şehri. Hz. İbrahim (S.A.V), Hz. Eyyüp (S.A.V) gibi peygamberlerin doğum yeri. Gezilecek o kadar tarihi ev, camii, kilise varki şimdi bunlardan sadece biri olan Balıklı Göl'deyiz.
Balıklı Göl Şanlıurfa şehir merkezinin güneydoğusunda yeralmaktadır.
Balıkların ve oluşan göllerin rivayetini herkes biliyor ama bende resimlerle anlatmak istedim.
Nemrut, kalenin kuzeyinde kalan dağın tepesindeki iki büyük sütunu mancınık olarak kullanıp, Hz.İbrahim'i buradan ateşe atmaya karar vermiş.
Tam bu esnada Allah : "Ey ateş, serinlik ve esenlik ol" diye buyurmuş. Hz. İbrahim ateşin üzerine düşer düşmez ateşin yerinde berrak küçük bir göl oluşuvermiş. Allah'ın emri ile hazırlanan o devasa ateş bir göle; ateş için toplanan odunlar da balıklara dönüşmüşler. Odunlar biraz yanmış oldukları için balıkların sırtında kara lekeler oluşmuş.
Balıklara atabileceğiniz yemler satılıyor ve dışardan getirilen yiyeceklerin atılmaması isteniyor.
Varlığına inandığı ve sürekli onu aradığı için Allah, Hz.İbrahim'e "Halilim" yani dostum demiş. İbrahim'in düştüğü yer Halil-ür Rahman gölüdür.
Rivayete göre Nemrut'un kızı Zeliha da İbrahim'e inandığından kendisini onun peşinden ateşe atar. Zeliha'nın düştüğü yerde de Aynzeliha Gölü oluşmuştur.Zeliha'nın döktüğü gözyaşlarından oluşan göle ise "Zeliha'nın gözyaşları" anlamına gelen "Ayn-ı Zeliha Gölü" ismi verilmiş.
Nemrut bütün bu olanlar karışsında daha da sinirlenmiş. Ve Allah'ı inkara devam etmiş. Allah da ona bir kanadı sakat sivrisinek göndermiş. Bu sivrisinek bir gece Nemrut yatarken kulağından içeri girmiş ve beynine kadar gitmiş. Günler geçmiş ve Nemrut bu sinekten dolayı kafasında büyük ağrılar hissetmeye başlamış. Ülkesindeki bütün büyücüleri ve hekimleri derdine derman bulsunlar diye çağırtmış. Ancak hiçbiri Nemrut'a yardım edememiş. Nemrut, ağrıları biraz olsun azaltabilmek için kendi hazırlattığı özel tahta bir tokmakla kafasına vuruyormuş her gün. Ağrı arttıkça tokmakla vuruşlarının şiddetini de arttırmış. Sonunda tokmağın acısına dayanamamış ve kafası parçalanarak can vermiş.
Her iki göldeki balıklar halk tarafından kutsal kabul edilerek yenilmemekte ve korunmaktadır. Balıkların hemen hemen aynı boyutta olmasıda dikkatimizi çekiyor.
Göl kenarında hediyelik eşyalar satan dükkanlar bulabilirsiniz. Hatta yöresel kıyafetlerle resimde çektirebilirsiniz..
Göl oldukça geniş bir alana yayılmış olduğu için zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Kaleye'de mutlaka çıkmanızı tavsiye ederim.

Gitme imkanı yaratıp özellikle Mayıs-Haziran aylarında görmenizi tavsiye ederim.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.