Mardin gezisinde bir durakta Süryani'lerin diğer önemli merkezi olan Deyr’ul Zafaran Manastırı, Mardin’in doğusunda Mezopotamya ovasına bakan yamaçlarda yer alıyor. İsa’dan sonra 5. yüzyılda inşa edilen Deyrulzafaran Manastırı, muhteşem mimarisi yine hayran bırakıyor kendisine.
Bu yapının kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber Milattan Önceki yıllara ve hatta Mardin’in kuruluşuna kadarki döneme indiği tahmin edilmektedir. Yapı, o dönemde Güneş Tapınağı olarak kullanılıyormuş. Önceleri Mor Şleymun Manastırı olarak, 15. yüzyıldan sonra da Manastır’ın etrafında yetişen zafaran (safran) bitkisinden dolayı Manastır, Dey- rulzafaran (Safran Manastırı) adı ile anılmaya başlanılmış.
Kubbeleri, kemerli sütunları, ahşap el işlemeleri, iç ve dış mekanlardaki taş nakışları ile insanın ilgisini çeken Deyrulzafaran Manastırı, uzun tarihi boyunca Süryani Kilisesi’nin dini eğitim merkezlerinden biri olarak geçiyor.
Kapıdan girildiğinde direk manastıra değil alışveriş yapabileceğiniz ve oturabileceğiniz cafenin bulunduğu karşılama alanına, ziyaretçilerin manastırdaki yoğunluk durumuna göre içeri alınıyoruz.
Tüm duvarlarda Mardin ve Manastırın resimlerini görebilirsiniz.
Karşılama merkezindeki bir labirent..'Hayatın dolambaçlı yolları tasvir edilmiş' benzetmemde oldukça beğeni topluyor :)
Süryani Kadim Cemaati’nin dini merkezlerinden olan manastırın içerisinde çeşitli kutsal eşyalarla birlikte 52 Süryani patriğinin mezarı da yer alıyor. Yapı, çeşitli dönemlerde yapılan eklemelerle kent turizmindeki önemini oldukça koruyor.
Güneş Tapınağı
Mor Hananyo Kilisesi' nin doğu köşesinde kalıp iki kısımdan oluşmaktadır. Dikkati çeken bir tavan yapısına sahiptir. Tavanı oluşturan düz ve iri taşlar geometrik yapıda olup aralarında harç, kum, kireç ve benzeri malzeme kullanılmadan birbirine yaslanmış ve kenetlenmiş durumda yerleştirilmiştir. Tapınağın doğu ve güney cephesinde kalan iki kuşağın sunak yeri olduğu tahmin edilmektedir. Hz İsa'nın doğudan geleceği inancını doğuya açılan pencere ile gösterilmiş. İbadetlerinide yine yüzlerini doğuya dönerek gerçekleştiriyorlar.
Azizler Evi (Beth Kadişe)
Bazı azizlerin kemikleri ile birlikte Manastır’da görev yapan bazı patrik ve metropolitler de burada gömülü. Burada bulunan 7 nişten 4 tanesi metropolitlere, 3 tanesi de patrik mezarlarına ait. Yapının batı duvarındaki yarım daire şeklindeki nişlerin içine ise deniz kabukları figürleri işlenmiştir. Bir söylentiye göre de bu yapı bir zamanlar tıp veya ilaç ilmi ile ilgili bir konuda kullanılmış olduğu ve yılan simgesinin o zaman yapıldığıdır.
Mor Hananyo Kilisesi (Kubbeli Kilise)
Kilise’nin iç duvarları Kutsal Kitaptaki hikayeleri tasvir eden fresklerle süslüymüş ancak yağmalama yüzünden biri dışında günümüze ulaşanı olmamış. Günümüze kalan fresk, 793 yılında Manastır’da büyük bir restorasyon yaptıran Aziz Hananyo’yu tasvir ediyor.
Hala ayinler için kullanıldığı için kilise aktif durumda.
Kutsal Kitap
Meryem Ana Kilisesi
Bu kapıların üzerin de Davut peygamberin mezmurlarından Süryani dilinde yazılmış mısralar bulunmaktadır. Bu binada yetişkinlere ait sekizgen bir vaftiz kurnası dikkat çekiyor. Bu kilise günümüzde de vaftiz törenleri için kullanılmaktadır.
Manastırın kibritlerden yapılmış minyatür maketi
Bölgeye ilk matbaayı getiren kişi de yine bu Manastır’da patriklik yapan ve 1895’te vefat eden 4. Petrus’tur. İlk matbaa makineside burada sergilenmektedir.
Yapılarına ve geleneklerine hayran kalarak çıkıyoruz. Avlu ve dış binadan son bir kaç kare.
Ziyaret vakti sınırlı ve rehber eşliğinde olduğu için son resimlerden sonra manastırı yeni ziyaretçilere bırakarak ayrılıyoruz.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|