Kekova Turu-Simena / Antalya

Gez-Gör - Antalya

Doğa ile tarihin bütünleştiği, turkuaz rengi deniziyle yüzlerce koyun sarıp sarmaladığı KEKOVA bir yeryüzü cenneti. Doyumsuz güzellikleri yanında zengin bir tarihi geçmişi de bünyesinde barındırıyor. İsmini Kekova adasından alıyor. Doğal limanlarıyla Kekova, tekne ve yat sahiplerinin en favori kıyıları aynı zamanda. Ben Olympos'tan tekne turuna katılarak görme şansına sahip oldum fakat bir dahaki gittiğimde özellikle Simena antik kentine kalmak için gideceğim. Fotograflarla bunu daha iyi anlatabilirim sanırım..

Kekova adası, geçmiş dönemlerde yaşanan depremlerle kısmen suya batmış olduğu için, batık şehir olarak da anılıyor. Üçağız Köyü, Kale (Simena) Köyü ve Kekova adasının oluşturduğu bu üçgenin genel adı Kekova’dır.

Olympos'tan katılırsanız sizleri Kekova'ya kadar servis ile alıp marinaya kadar getiriyorlar ve tekne turuna burdan başlıyorsunuz. Teimioussa'nın antik kalıntılarını barındıran, balıkçı köyü Üçağız, koyun iç tarafındadır. Simena'nın antik yerleşmesi doğu girişine hakim bir manzara ile Kaleköyü'nün civarında uzanır. Kekova gezisine katılmak isteyenler için iki seçenek var. Birincisi Fethiye-Kaş yolunu izleyerek Kaş'ı 17 kilometre geçtikten sonraki sapaktan Kekova'ya ulaşmak, ikincisi Antalya'yı Kaş'a bağlayan kıyı yollarını takip ederek Derme (antik Myra)-Kaş yolu üzerindeki eski Sura harabeleri yakınındaki ayrımdan (7 kilometre) sonra Kapaklı köyü güzergâhından Üçağız köyüne ulaşmaktır.

İlk durağımız akvaryum koyu adının neden böyle konulduğunu suyun rengini gördüğümüzde anlıyoruz zaten.. Lacivert suların üstünde tekneyle seyrederken, denize sarkıtılan ayaklar, antik şehir kalıntılarına değecekmiş gibi heyecanlandırıyor insanı. Kayıkçı teyzem farkında olmasada onun yerinde olmak için içimiz gidiyor.

Yüzme molasında sonra antik kentin kalıntılarından geçmeye başlıyorsunuz. Kekova sit alanı olarak korunmaktadır. Bu arada Kekova’da tekne turu yaparken, izin verilen noktalarda dalış yapabiliyorsunuz.

Teknenin altı camdan yapıldığı için az da olsa suyun altında kalan testileri görebiliyoruz.

Bu turu daha çekici kılmak istiyorsanız, deniz kanosuyla yapabileceğiniz bu keyifte, Kekova Adası'nın büyülü dünyasını, su seviyesinin hemen altında başlayan kalıntılarını, kayaya oyulmuş gizemli odacıkları, merdivenleri ve duvarlarıyla keşfedebilirsiniz. Üçağız'da kanoları suya koyduktan ve rehberin deniz kanosuyla ilgili tanıtımı tamamlamasının; nasıl kürek çekileceğini, dümenin ve yelkenlerin nasıl kullanılacağını, acil durum işlemlerini anlatmasının ardından kürek vurmaya başlarsınız.

Tersane Koyu, Bizans ve sonraki dönemlerde teknelerin ve küçük gemilerin bakım ve onarım yeri olarak kullanılmış. Kıyıda çoğunluğu ortaçağa ait kalıntılar ve şu anda büyük bölümü yıkılmış olan bir şapel var.

Kekova Adası ismini çevresindeki bölgeye de verilmiş. Ancak bu ada depremler sonucu deniz altında kalmış ve buraya batık şehir ismi de verilmiştir. Bu adanın yakınında Aperlai, batık Kent, Kaleköy’deki Simena, Üçağızdaki Theimussa, Gökkaya koyundaki Istlada isimli antik kentler bulunmaktadır. Çayağzı'ndan (Andriake) yapılan tekne turları "Kekova Turu" olarak anılmaya başlamış, daha da önemlisi ada ve çevresindeki arkeolojik doğal koruma alanları "Kekova Sit Alanı" olarak adlandırılmıştır.

Ada, hiçbir zaman karşısındaki iki küçük liman gibi kent özellikleri taşımamış, daha çok iki kenti perde gibi Akdeniz'e karşı koruyup denizcilerin sığınak, gemi inşaa ve onarım üssü olarak kullanılmıştır. Bu çevrede bugün "Batık Kent" olarak adlandırılan adanın kuzeybatı kıyılarındaki kalıntılar en az İ.Ö. 5. yy.'dan beri ticari ve askeri üs olarak kullanılmış olan Kekova'nın en renkli köşesidir. Tersane koyu ise hem yüzülebilecek tek yer hem de Bizans dönemine ait bazilika apsisi ile arkeolojik kalıntıların en yoğun olduğu alandır.

Batık kentin sahil gezintisinden sonra sıra Korsan Adası'na geliyor. Suyunun rengini görüpte hayran kalmamak mümkün değil.

İçerde nem çok yüksek olduğu için görüntü biraz bulanık çıkıyor. İçeride ve koy etrafında jetsky keyfinide bedelini ödeyerek yapabilirsiniz.

Bu koyun en büyük özelliği ise sahilde kükürt kaynağının olması deniz suyuna oranla biraz daha soğuk ama cilde iyi geldiğini duyan o tarafa yüzmeye gidiyor.

Buradan sonra sıra geliyor Simena Köyü'ne gitmekte. Buraya karadan tek ulaşım yolunun Üçağız'dan olduğunuda belirteyim.

Tekne Simena Köyü'ne yaklaştıkça tatilimin daha uzun olmamasına aslında niye burayı bilip 2 günümü ayırmadığıma üzüldüm. Rengarek çiçekler arasında iniyoruz ki her yer çiçek dolu manzaraya ise anlatacak kelime bulamıyorum.

11 ay çiçeklerinin arasında merdivendenlerlen tırmanarak şirin evlerin arasından kaleye tırmanıyoruz. Yukarılara çıktıkça manzara daha da güzelleşiyor.

Pırıl pırıl suların altında görünen şehrin izlerini ve yıkılmış taş binaların merdivenlerini seyre dalmak, zaman tünelindeki bir yolculuğu hatırlatıyor adeta.

Kekova’yı merak ettiyseniz burada lüks konaklama tesisleri, gece eğlenceleri beklemeniz çok yanlış olacaktır hatta bu beklentilerle gelirseniz hayal kırıklığına uğrayacağınızı belirteyim. Ama şu manzarayı hamakta sallanarak seyredeceğiniz, mis gibi sabun kokan çarşaflarda yatabileceğiniz pansiyonlar bulabilirsiniz.

Kekova adasında yer alan 188 metre yükseklikteki tepeye çıkıp etrafı kuş bakışı seyredebilir, oltanızı denize atıp akşam yemeğiniz için balık yakalayabilir ve bu balıkları akşam üstü yakacak olduğunuz kamp ateşinde pişirip yanında iki duble rakı içebilir, oturup deniz kenarına gün batımı kızıllığına kadeh kaldırabilir, Akdeniz’in en temiz olduğu bu sularda dilediğiniz kadar yüzebilirsiniz.

Kaleye tırmanıp Kekova'nın muhteşem manzarasını inceleyip, hiç bir ayrıntıyı kaçırmamak için durmadan deklanşöre basıp fotoğraf çekerken bulabilirsiniz kendinizi :) Lahitlerin kalenin karşıısndaki alanda yer yer sıralanmakta olduğunu göreceksiniz.

Kekova'ya karşı manzarası olan bu eski yapılı bu okulda kim okumayı istemezki...

Meşhur denizin ortasındaki lahitin fotografı ile Simena'dan ayrılıyoruz. Denizin altında bütün olmasada kırık sütun parçalarını da görmek mümkün.

Simena'dan veya Kekova'dan ayrılmadan ayrılmadan önce tezgahlardan elişi dantel, yazma ve deniz kabuklarından kolye vb. takılarda almak da mümkün. İyi tatiller...

Yorumlar  

 
0 #3 GKPG 2011-04-02 06:41
özellikle simena harika bir yer hamakta amaçsızsa uyuyakalıp yıldız yorgan altında ne sohbetler edilir..
Alıntı
 
 
0 #2 GKPG 2010-10-28 12:53
hemde nasıl güzel tam kafa tatili yapmak için o kadar harike bir yer ki bunlar az bile kalıyor..teşekkürler..
Alıntı
 
 
0 #1 2010-10-28 07:05
güzel yerler... hazırlayanların eline sağlık...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfEn iyi