Bugün Mersin yöresinde tarihi zenginlikleriyle dolu olan Mersin-Silifke karayolu üzerinde olan Ayaş Beldesi'ndeki Elaissa Sebaste'deyiz. Şehir merkezine 55 km uzaklıkta bulunuyor. Deniz kenarına kurulmuş yerleşim yerinde sayısız şehirler, oldukça fazla anıt mezarlar ve özenle kayalara oyulmuş lahitler ile dolu bulunmaktadır. Zeytin üretimi oldukça fazla olduğundan zeytinyağı çıkarmakta kullanılan pek çok kalıntıya rastlıyoruz. Fazla yerde tanıtımı yapılmadığından hakkının yenildiğini düşünüyorum ve hafta sonu bu kez resimlemek amaçlı düşüyorum yollara...
Yol kenarıyla hala ihtişamını koruyan antik tiyatro ve anıtsal alan sizi karşılıyor.
Mozaikler evinde hala kazı çalışmaları devam ediyor. Zemin komple mozaik taşlarla döşenmiş yer yer dökülmeler olsada gözünüzde o zamanları düşünüp ihtişamını anlayabiliyorsunuz.
Vaftiz törenleri için kullanılan yer
Elaiussa zeytin anlamına gelmektedir. 2 yüzyılda kurulmuş ve zeytin yetiştiriciliği yanında, İmparator Augustus döneminde Kapadokya kralı Archelaus yerleşim burada kentin gelişmesinde rol oynamıştır.
Bazilikanın yerleşim planı
Tiyatro alanı panaromik
Elaiussa tek tapınak kent dışındaki bir tepenin denize bakan kısmında duruyor. Sadece iki üzerine kısa tarafı uzun ve 6 başlangıçta 12 olan bu tapınak, bir Korint sütun, bugün ayaktadır. tapınak ve agora arasında limon bahçeleri arasında büyük bir hamam kompleksi, antik Roma Dönemi'ne ait bir teknik karakteristik tarafından inşa edilmiş küçük Anadolu'da kullanılmıştır. Elaiussa Sebaste kalıntıları da antik Kilikya kentleri arasında en etkileyici zengin nekropol liman olma özelliğini koruyor.
Kemerli taş hala yıllara meydan okuyarak bence yapılan törenlerin ihtişamını da yansıtıyor...
Kalıntılar tabiki bu kadar değil beldenin içine doğru yürüyoruz ve 10 dakika sonra patika yoldan saptığınızda Roma anıt, mezar ve lahitlerle dolu bir dünyaya girmiş oluyorsunuz.
Kentin bu kuzeyindeki bir tepe üzerinde, çeşitli şekiller ve boyutlar yüz mezar limon ağaçları arasında dağınık halde bulunuyor. Kilikya'da bu anıtsal mezarların estetik formları oldukça dikkat çekici.
Üzerinde kabartmasıda bulunan mezar dikkatimizi çekiyor. Kişinin önemli bir mevkiye sahip olduğu belli oluyor ki yeride kolayca ulaşılabilecek yerde değil ulaşmak için biraz tırmanmak gerekiyor.
Artık birşey yok diyip geri dönecekken limon ağaçları ve ne yazıkki bahçe sahiplerinin çevirdiği alanların sonrasında sütunları görüyorum. Gitmek için oldukça zorlu bir 15 dakikadan sonra hiçbiryerde adı bile geçmeyen Roma Tapınağı çıkıyor karşıma. Malesef depremlerden sonra çok az kısmı ayakta kalmış ve koruması yapılmamış. Kalan sütunlardan bir kaç kare..
Resimleyebildiklerim oldukça fazla ama siteye sadece bu kadarıyla sınırlı tutmak zorunda kalıyorum. Kurulan medeniyetlerin arasında tarihi bir yolculuk için gitmenizi tavsiye ederim..
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.